| |
|
İLGİNÇ BİTKİLER
|
Torbaotunun Dokunmatik
Tuzağı |
Bilim dünyasında ‘Utricularia’ adıyla bilinen
torbaotu bir su bitkisidir.Torbaotunun kese
biçimindeki kapanlarında üç tip salgı bezi bulunur:
Bunlardan ilki olan küresel salgı bezleri, kapanın
dış yüzünde yer alır. Diğer iki tip salgı bezi,
yani "dört kollu salgı bezleri" ve
"iki kollu salgı bezleri" ise kapanın
iç yüzünde yer alır. Bu farklı salgı bezleri,
çok ilginç bir tuzağı aşamalı olarak çalıştırır.
Öncelikle iç yüzeydeki salgı bezleri devreye
girer. Bu bezlerin üzerindeki tüyler, suyu torbaotunun
dışına doğru pompalar. Böylelikle torbaotunun
içinde, önemli bir boşluk meydana gelir. Bu
boşluğun ağzında ise, deniz suyunun tekrar içeri
girmesini engelleyen bir kapan vardır. Bu kapanın
üzerinde bulunan tüyler ise, dokunmaya karşı
oldukça duyarlıdır. Sudaki bir böcek veya organizma
bu tüylere değecek olursa, kapan hızla açılır.
Doğal olarak da içi boş olan torbaotuna doğru
ani bir su akımı oluşur. Bu akıntıya kapılan
kurban daha ne olduğunu anlamadan kapan kapanır.
Saniyenin binde biri kadar kısa süren bu olaydan
hemen sonra da, salgı bezleri içeride hapsolan
avı sindirmek üzere salgı üretmeye başlar.1 |
| |
| Torba
otunun kesiti ve kapanın işleyişi: 1- Av kapanın
tetik tüylerine dokunuyor, 2- Kapan anında
açılıp hayvan içeri çekiliyor 3- Kapı kurbanın
üzerine kapanıyor. |
Farklı bir avcı: Venüs bitkisi |
| |
En az hayvanlar kadar iyi "avlanan"
bitkiler de vardır. Bunlardan "Venüs"
isimli bitki üzerinde dolaşan böcekleri
yakalar ve bunlarla beslenir. Bu bitkinin
avlanma sistemi şöyle çalışır: Bitkiler
etrafından gezerek kendine yiyecek arayan
bir sinek, birden bire oldukça cazip
bir bitki ile, yani Venüs'le karşılaşır.
Bir çanağı kavramış ellere benzeyen
bitkiyi cazip kılan şey, yapraklarının
dikkat çekici kırmızı rengi ve daha
da önemlisi, bu yaprakların çevresindeki
bezlerden salgılanan şeker kokulu salgıdır.
Kokunun dayanılmaz cazibesine kapılan
sinek fazla terreddüt etmeden bu ilginç
bitkinin üzerine konar. Yiyecek kaynağına
doğru ilerlerken bitki üzerindeki zararsız
görünümlü tüylere de ister istemez dokunur.
Kısa süre sonra bitki aniden kapanıverir.
Sinek, ansızın üzerine sımsıkı kapanan
bir çift yaprağın arasında sıkışıp kalır.
Venüs bitkisi biraz sonra "et eritici"
sıvısını salgılamaya başlayacak ve kısa
süre içinde sineği bir tür pelteye dönüştürecek,
sonra da emerek tüketecektir.
|
|
Bitkinin sineği yakalamaktaki hızı son derece
etkileyicidir. Bitkinin kapanma hızı, insan
elinin maksimum kapanma hızından daha fazladır
(eliniz açıkken ortasına konan bir sineği yakalamayı
denerseniz, büyük olasılıkla başaramazsınız,
ama bitki bu işi başarabilmektedir). peki kasları,
kemikleri olmayan bir bitki nasıl olup da böyle
ani bir hareket yapabilmektedir? Araştırmalar
venüs bitkisinin içinde elektriksel bir sistem
olduğunu ortaya koymuştur. Sistem şöyle çalışır:
Bitkinin tüycüklerinde sineğin çarpmasıyla oluşan
mekanik etki, tüycüklerin altındaki alıcılara
iletilir. Eğer mekanik itme yeterince güçlüyse,
alıcılardan tıpkı bir havuzdaki dalgalar gibi
tüm yaprak boyunca elektriksel sinyaller yollanacaktır.
Sinyaller yaprakları ani bir biçimde hareket
ettiren motor hücrelere ulaşır ve sineği yutacak
mekanizma harekete geçmiştir. |
| |
| Çiçeğin
avlanma mekanizmasını harekete geçiren, yapraklarının
iç yüzeyinde bulunan birkaç tüydür. |
Bitkinin uyarı sisteminin yanında, yapraklarının
kapanmasını sağlayan mekanik sistem de son derece
mükemmel bir yaratılıştadır. Bitki içindeki
hücreler elektriksel uyarı alır almaz bünyelerindeki
su dengelerini değiştirirler. Yaprakların oluşturduğu
kapanın iç tarafındaki hücreler bünyelerindeki
suyu bırakıp çökerler. Bu olay havası alınmış
bir balonun sönmesine benzer. Kapanın hemen
dışındaki hücreler ise aşırı su alarak şişer.
Böylece insanın kolunu hareket ettirmesi için
bir kasın gevşerken ötekinin kasılmasına benzer
şekilde, kapan kapanır. İçerde hapsolan sinek
ise her çırpınmasında tüylere tekrar tekrar
değerek, elektriksel itmenin tekrar oluşumuna
ve dolayısıyla da yaprağın daha sıkı kapanmasına
neden olmaktadır.Bu arada kapanın yüzeyindeki
hazım bezleri de uyarılmaktadır. Uyarı sonucunda
bezler sineği yavaşça eritecek sıvıyı salgılamaya
başlarlar. Böylece bitki, protein bakımından
hayli zengin bir çorba haline gelen sineğin
peltesini kullanarak beslenir. Sindirimin sonunda
ise, tuzağın kapanmasını sağlayan mekanizma
tersine işleyerek kapanın açılması sağlanır.
|
| |
| 1-
Sinek tüyleri titreşiyor ve reaksiyon başlıyor
2- Kimyasal reaksiyonlarla oluşan elektriksel
uyarılar yaprağa yayılıyor. 3-Ve çiçek sineği
avlıyor. |
Ayrıca sistemin bir ilginç özelliği daha vardır:
Tuzağın harekete geçmesi için tüylere üst üste
iki kez dokunulması şarttır. İlk dokunma elektrik
potansiyelini oluşturmakta fakat tuzak kapanmamaktadır.
Tuzak ancak ikinci bir dokunmayla elektrik potansiyelinin
belirli bir boşalma düzeyine ulaşması sonucu
kapanmaktadır. Sinek tuzağı bu çift hareketli
mekanizma sayesinde gereksiz yere kapanmaz.
Örneğin bitkinin içine bir yağmur damlasının
düşmesi durumunda kapan harekete geçmez. |
Sundew'in tüyleri |
Bu bitkinin yaprakları uzun kırmızı tüylerle
doludur. Bu tüylerin ucu, böcekleri kendine
çekecek koku içeren bir sıvı ile kaplıdır. Sıvının
bir başka özelliği ise son derece yapışkan olmasıdır.
Kokunun kaynağına yönelen böcek, bu yapışkan
tüylere takılır. Böcek kurtulmak için debelendikçe,
tüyler hayvanı daha iyi kavrayacak şekilde bükülmeye
başlar. Kıpırdayamaz hale gelen böcek protein
parçalayıcı salgı içinde hazmedilir. Bitkinin
hareket sistemi Venüs bitkisininkine benzemektedir.
Tepesinde ve sapındaki tüycükler titreşir ve
diplerinde oluşan elektriksel uyarılar reaksiyonu
başlatır.
Şimdi bu etkileyici avlanma sistemi üzerinde
düşünelim. Bitkinin avını yakalayabilmesi ve
sindirilebilmesi için tüm sistemin varolması
gereklidir. Bir parçanın bile eksikliği bitki
için ölüm demektir. Örneğin; yaprak içindeki
tüyler olmasa böcek içerde gezmesine rağmen
reaksiyon hiçbir zaman başlayamayacağından bitki
kapanamayacaktır. Veya kapanma sistemi olsa
ancak böceği sindirecek salgılar olmasa, tüm
sistem boşa gidecektir. Bitki sinekleri cezbedecek
bir koku salgılamasa, bu kez kapan kendisine
av bulamayacaktır.Kısaca sistemin eksik olması
demek bitkinin ölümü demektir. |
| |
Bu bitki, bahsettiğimiz tüm özelliklere varolduğu
andan itibaren sahip olmuş olmalıdır. Bir bitki
birden bire değişip avcı olamamamıştır elbette.
Tabi "tesadüflerin sihirli gücü" de
değildir bitkiyi böylesine usta bir avcı yapan.
Buradaki en önemli nokta ise, sözkonusu usta
avcının düşünceden mahrum bir canlı olmasıdır.
Eğer bu canlı bitki değil de bir hayvan olsaydı,
evrim taraftarları, hayvanın kendi kendini,
"doğa"nın da takdire değer (!) katkılarıyla
böylesine geliştirdiğini iddia edeceklerdi herhalde.
Ama burada sözkonusu olan, bu sistemin, beyin
veya benzeri bir yapıya sahip olmayan, dolayısıyla
bilinçsiz olduğu kesin olan bir varlığın, bitkinin
üzerinde bulunmasıdır. Bitki, elbette avlandığının
farkında bile değildir. O da diğer tüm bitkiler
gibi hiçbir çaba sarfetmeden beslenebilecek
bir sistemle birlikte yaratılmıştır. |
| "Allah,
her şeyin yaratıcısıdır. O herşey üzerinde
vekildir." ZÜMER SURESİ, 62 |
| |
| NOTLAR: |
1.
Stanley Taylor "Life Underwater"
Botanic, sayı 83, Şubat 1988, s.24 |
|
|
|
|