|
|
|
TOHUMLAR
|
Tohum bir yaratılış gerçeğidir |
|
"Görmedin mi, Allah, gökten su indirdi,
böylece yeryüzü yemyeşil donatıldı. Şüphesiz
Allah, lütfedicidir, herşeyden haberdardır.
" (Hac Suresi, 63)
Buraya kadar bitkilerin önemli bir parçası
olan tohumların genel özelliklerinden, tohumlu
bitkilerin nasıl ürediklerinden yani tohumların
nasıl dağıtıldığından bahsederek, değişik
tohum türlerinden örnekler verdik. Tohumlarda
saklı olan bilgi sayesinde milyonlarca yıldır
aynı şekilde bitkilerin topraktan çıkıyor
olmasının taşıdığı öneme dikkat çekerek yeryüzündeki
bitki çeşitliliğinin tohumlarda kayıtlı olan
bilgiler sayesinde gerçekleştiğini anlattık.
Bu bilgiler ışığında ortaya çıkan sonuç tohumlarda
kusursuz bir tasarımın var olduğudur.
Peki üstün bir tasarıma sahip olan tohumlar
nasıl ortaya çıkmışlardır? Yeryüzündeki canlı
ve cansız varlıkların, evrendeki kusursuz
düzenin tesadüfen oluştuğunu iddia eden evrim
teorisine göre bitkilerin, dolayısıyla tohumların
ortaya çıkışları da tesadüfen gerçekleşmiştir.
Ancak evrimci kaynakları incelediğimizde tohumların
evrimleşmesi ile ilgili net bir bilgi veremediklerini
görürüz. Bu konudaki hangi evrimci kitabı
incelesek, karşımıza hep birtakım varsayımlar,
bu varsayımlar üzerine kurulmuş hayali senaryolar,
kesin bir karara bağlanamayan sonuçsuz teoriler
ve bu asılsız iddialar gözönünde bulundurularak
yapılmış gerçek dışı çizimlerle karşılaşırız.
|
| |
| Akçaağacın
Orta Eocene (yaklaşık 60-65 milyon yıl önce)
dönemine ait tohum fosili ve günümüzdeki akçaağaç
tohumu görülmektedir.(http://lsvl.la.asu.edu/plb407/kpigg/acer.htm)
Açıkça görüldüğü gibi aralarında hiçbir fark
yoktur. Bu durum tohumların evrim geçirmediklerinin,
bugünkü halleriyle Allah tarafından bir anda
yaratıldıklarının açık bir kanıtıdır.
|
| |
| Bu
resim ise Danimarka'da bulunan ve Orta Miosen
dönemine ait üzüm fosillerine aittir. Fosilerin
bulunduğu müze yetkilileri günümüz üzümlerinden
hiçbir farklarının olmadığını belirtmektedirler.
(http://lsvl.la.asu.edu/plb407/kpigg/grapes.htm)
|
| |
| Üstteki
resimde bir tür palmiye çeşiti olan Nipa meyvesi
ve Eocene (yaklaşık
65 milyon yıl önce) döneminden günümüze gelen
fosili görülmektedir. (Dr. Paul
D. Taylor, Eyewitness Guides, Fossil, London,
s.36) |
| |
Bugünkü
benzerlerinden hiçbir farkı olmayan
bu bitki fosili çiçekleri ve meyvesi
ile kusursuz bir yapıya sahiptir. Archaefructus
türüne ait bu fosil
140 milyon yaşındadır ve bilinen en
eski çiçekli bitki fosilidir.
|
|
Nitekim günümüzde bulunmuş olan tohum fosillerine
baktığımızda evrimciler açısından durumun
hiç de iç açıcı olmadığına şahit oluruz. Çünkü
tohum fosillerinde yaratılışın çok açık delilleri
vardır. Günümüzden yaklaşık 350 milyon yıl
önce (Devonian Dönemi olarak adlandırılan
dönemde) bulunmuş tohum fosillerinde de bugünkü
ile aynı koruyucu dış örtü, embriyo ve besin
deposu mevcuttur.1
Bu da tohumların özel yapılarının şimdiki
özellikleriyle aynı olacak şekilde milyonlarca
yıl önce de var olduklarının ve bugüne kadar
hiç değişime uğramadıklarının, diğer bir ifadeyle
"evrim" gibi hayali bir süreç geçirmediklerinin
çok açık bir göstergesidir.
Nitekim evrimci yayınlarda tohumların oluşumu
ile ilgili çıkmazların zaman zaman itiraf
edildiğine rastlamak mümkündür.
Bu itiraflardan biri şöyledir: Tohumların
nasıl geliştiği bilgisi hakkında birçok boşluk
vardır. polen
odasının uzanımı hakkında, polen damlasının
rolü hakkında, tohum taslağının büyümesinin
ertelenmesi hakkında,hücre zarının yapısı
hakkında daha öğrenilmesi gereken birçok şey
var.2Yukarıdaki
ifadenin bize gösterdiği sonuç ise açıktır.
Dünya üzerindeki canlılığın diğer detaylarında
olduğu gibi bitkilerin ve tohumların ortaya
çıkışı konusunda da evrim teorisi büyük bir
çıkmaz içindedir. Bu da bize, bu canlıların
Allah tarafından yaratıldıklarını göstermektedir.
Gerek tohumların gerekse bunlardan gelişen
bitkilerin ilk ortaya çıktıkları andan itibaren
bütün mekanizmaları, kompleks sistemleri ve
şaşırtıcı özellikleri eksiksiz olarak vardır.
Evrimcilerin kullandıkları "zamanla gelişim,
tesadüflere bağlı değişimler, ihtiyaçlar sonucunda
ortaya çıkan adaptasyonlar" gibi terimler,
hiçbir geçerliliğe sahip olmayan ve bilimsel
açıdan da anlam taşımayan iddialardır. |
|
"Ölü toprak kendileri için bir ayettir;
biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık,
böylelikle ondan yemektedirler.
Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından
bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık:
Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından
yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı?
Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden
ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün
çiftleri yaratan (Allah çok) yücedir."
(Yasin Suresi, 33-36)
Evrimcilerin canlıların oluşumunda yer verdikleri
tesadüf iddiası aklını kullanabilen ve düşünebilen
her insanın mantıksızlığını kolaylıkla görebileceği
bir iddiadır. Günlük yaşamdan bir örnek vererek
bunu görelim:
Bilgisayarda bir çiçek resmi oluşturmak istediğinizde
kullandığınız belli programlar vardır. Bu
programlar, konusunda eğitim almış, uzman
kişiler tarafından üretilmiştir. Ayrıca bilgisayarınız
da bu programları kullanarak çiçeğe rengini,
üzerindeki desenleri verebileceğiniz şekilde
tasarlanmıştır. Ancak çiçeğin ortaya çıkması
için en gelişmiş bilgisayarın ve piyasadaki
en iyi programların olması yeterli değildir.
En başından düşünecek olursak; bu bilgisayarı
açacak, programı çalıştırıp, gerekli komutları
vererek çiçeği şekillendirecek bir kişinin
mutlaka olması gerekmektedir.
Dolayısıyla bilgisayar ekranındaki resmi gören
kişi hiçbir zaman bunun kendi kendine ortaya
çıkmış olabileceğini düşünmez. Resmi yapan
birinin olduğundan emindir. Bilgisayarın bir
fabrikada üretildiğinden, bütün parçalarını
tek tek üreten birilerinin olduğundan da emindir.
Aynı şekilde saksınızda yetiştirdiğiniz çiçeklerin,
sokaktaki çimenlerin, bahçelerdeki güllerin
ve ağaçların da kendiliklerinden, tesadüfen
ortaya çıkmaları mümkün değildir. Üstelik
bu bitkilerin, tohumlarına kendileri ile ilgili
gerekli tüm bilgileri yerleştirip, bu tohumlardan
üremeye başlamaları da imkansızdır. Çünkü
tohumlarda yer alan bilgi, mutlak bir aklı
ve bilinci gerektirir.
Son derece kusursuz bir tasarıma ve çeşitliliğe
sahip olan tohumlara bitkilerle ilgili bilgileri
yükleyen, onlara şekil veren, kabuklarını,
koruyucu zarlarını yerleştiren, içlerinden
her yönden kusursuz bitkilerin çıkmasını sağlayan
çok üstün bir güçtür. Bu güç, tüm alemlerin
Rabbi olan, herşeyden haberdar olan Allah'a
aittir. Allah tüm bitkileri yaratan, onları
şekillendiren, kokularını, tadlarını, renklerini
verendir. Allah bu gerçeği bize bir ayetinde
şöyle bildirmiştir:
" Ve birbiri üstüne dizilmiş tomurcuk
yüklü yüksek hurma ağaçları da. Kullara rızık
olmak üzere. Ve onunla (o suyla) ölü bir şehri
dirilttik. İşte (ölümden sonra) diriliş de
böyledir. " (Kaf Suresi, 10-11)
|
|
| NOTLAR: |
1.
Raven, Evert, Curtis, Biology of Plants,
World Publishers, New York, 1976, s.326
|
2.
Seed Biology, s.66 |
|
|
|
|